| Ateşten gömleği kim giyecek? 11 Aralık 2004 Cumartesi
Seçimlerle ilgili 14. yazımız. Baştan itibaren adayları tanıtmaya gayret ettik. Bugün de seçim sonrasını değerlendirelim.
Bu arada, adaylardan Hasan Parlaktürk ile Bekir Doğan, Mahmut Demir'in lehine çekildi. En fazla üç aday kalır diyorduk, ikiye düştü. Recai Ustaoğlu ve Mahmut Demir. Bu seçimler Türk sporu ve Türk güreşine yarar sağlar inşallah. Aslında seçimi sevmiyorum ama şu anda yapacak bir şey yok. Daha önce dost olan bir çok kimse seçimde ayrı saflarda yer alıyor ve birbirlerine karşı kırıcı da oluyorlar.
Öncelikle huzur içinde, bize yakışan bir seçim günü dilerken, bu tarihi dönemeçte en önemli sorumluluk sandık başına gidenin olacak. Sağduyu delegenin, oy avcılarının değil, vicdanının sesini dinlemesi pek çok yanlıştan dönülmesini sağlayabilir. Güreşçilerimiz, yıllarca uluslararası arenada İstiklal Marşımız'ı sayısız defalar çaldırıp altın madalyalar aldılar. Şimdi yeni bir dönem başlıyor; bir olimpiyat bitti, diğeri için ise çalışmalar başladı. 2001-2004 döneminde başkanlık yapan Osman Şansal ve ekibine güreş adına teşekkür ediyoruz. Bu seçim aynı zamanda 2008 Pekin Olimpiyatları'nın da seçimidir. Türk güreşinin zirveye çıkmasını sağlayabilecek, reformcu ve cesur bir federasyon başkanına Türk güreşinin gerçekten ihtiyacı vardır. Umarım adaylar seçim sonrasında da vaatlerini gerçekleştirme çabası içinde olurlar.
GSGM tarafından bir Sportif Değerlendirme Komisyonu oluşturludu. Bu komisyon federasyonları denetleyecek. Yine GSGM sürekli “Kimsenin koltuğu garanti değil” diye sürekli mesajlar veriliyor.
Bu arada, seçim sonuçları bugün saat 16.00'dan itibaren sayın bakan M.Ali Şahin tarafından online sistemiyle açıklanacak.
Seçimler bu akşam sonuçlanacak ve ateşten gömleği giyecek olan başkanın işi asıl bundan sonra başlayacak. Seçilecek başkan ve ekibi çalışma mesaisi bakımından ekip anlayışı içinde hareket ederse şüphesiz bu güreşin yararına olacak. Türk güreşinin bu dönemde ehil insanlara ihtiyacı her zamankinden fazla. Çünkü 2008 Pekin var. O halde ellerinizi lütfen hep beraber uzatın, kazanan ve kaybedenler. Yüreklerimiz hep beraber Türk güreşi için olanca gücüyle çarpsın. Merak etmeyin hepinize düşen o kadar çok iş olacak ki. Bu arada Douglas Mallach'ın bir sözünü anımsadım: “Hepimiz kaptan olamayız, tayfaya da ihtiyaç var. Burada hepimiz için birer şey var. Yapacak büyük işler var, küçük işler var. Yapacağımız iş bize yakın olan iştir.”
Yarından itibaren birbirinize sarılın, uzatın ellerinizi, sevgi, şefkat ve hoşgörü ile... Yeni başkana, buyrun size “ateşten gömlek.” |
| Olimpiyat ve seçim ateşi 08 Aralık 2004 Çarşamba
Üzgünüm; güreş camiasının “Mahmut Abi”si Mahmut Atalay'ı ebedi yolculuğuna uğurladık. Rahmetli Atalay 70 yaşında, Çorum doğumlu, evli ve üç çocuk babası idi. Orduda iken milli takıma girdi; sırasıyla 1965 Dünya/Manchester'de 70KG 2., 1966 Avrupa/Karlsruhe'de 78KG 2., 1966 Dünya/Toledo'da 78KG şampiyon, 1967 Avrupa/İstanbul'da 78KG 2., ve Mexico City Olimpiyatları'nda 78KG şampiyon.oldu. Atalay aktif güreşi bıraktıktan sonra Milli Takım'da teknik direktörlük, Güreş Federasyonu'nda yöneticilik yaptı. Sevilen bir insandı. Ankara dışından gelen güreş camiası muhakkak “ASPAVA” adlı onun kebapçı dükkanına uğrar, hal ve hatırını sorar, daha sonra gideceği yere giderdi.
FILA' nın çıkartmış olduğu dünya güreşi ile ilgili CD ve literatüründe, internet sitesinde dünyanın en iyi 71 güreşçisi arasında 8. Mahmut Atalay yer alıyor. (Burada 3 Türk güreşçi daha var; Hasan Güngör, Hamit Kaplan ve Hamza Yerlikaya.) Ayrıca Mahmut Ağabey teknikde en iyi kontra yapan güreşçi olarak yerini aldı. Nur içinde yatsın.
OLİMPİYAT MEŞALESİ
Geçen hafta Olimpiyat Evi'nde gerçekleştirilen 2004 yılı olimpiyat meşalesi ödül törenine katıldım. Bu önemli gecede gündemin ağırlığı ata sporu güreş, yani Gazanfer Bilge idi. Geceye başkan adaylarından Mahmut Demir ve Recai Ustaoğlu da katıldı. Kalabalık bir basın ordusu, antrenör, hakem, yöneticileri herkes ordaydı. TMOK Başkanı Togay Bayatlı ve Ersin Yanal birer konuşma yaptılar. Efsane şampiyon, canlı tarih olan serbest güreşte olimpiyat, dünya ve Avrupa şampiyonu olan Gazanfer Bilge'ye, “Türk gençliğine, eğitimine ve sporuna hizmet ödülü” verildi. (Bu arada Gazanfer Bilge Spor Yüksek Okulu başta Başbakan R.Tayyip Erdoğan olmak üzere spor ve güreş camiasının katılımı ile cumartesi günü Karamürsel'de açıldı. Hocam seninle gurur duyuyoruz.)
Daha sonra dünya ve Avrupa şampiyonu ve Atina 2.si Şeref Eroğlu'na olimpiyat meşalesi verildi. Bu mükemmel organizasyonu hazırlıyan, sunan, emeği geçen ve katılan herkesi kutluyorum.
Yılın sporcusu kampanyasına ilk Zaman başladı. Güreşten teknik direktör olarak başarılı çalıştırıcı, aynı ekipte yer almaktan onur duyduğum Seçkin Saruhan ve güreşçilerimizden Aydın Polatçı, Şeref Eroğlu, Mehmet Özal aday gösterildiler, desteğinizi lütfen esirgemeyiniz.
SANDIK İÇİN SON TURLAR
Ve seçimler... 2 gün kaldı. Adaylar ekipleri ile son çalışmalarını yapıyorlar, delegeleri etki altına almaya gayret ediyorlar. Delegeler adayları yakından tanıma fırsatı buldular. Güreş 6 adayla seçimlere başladı, Haydar Zaim ile Ercan Yıldız çekilince geriye Bekir Doğan, Hasan Parlaktürk, Mahmut Demir ve Recai Ustaoğlu kaldı. Tüm adayların basın toplantılarını takip ettim.
Federasyon başkanlarının seçimle iş başına gelmeleri sisteminin Türk sporuna artık zarar verdiğini ciddi şekilde düşünmeye başladım. Çünkü camia içinde birbirlerini adeta düşman gibi görmeye başladı insanlar. Haltere bakın mesela.. Asıl tehlike ise “her federasyonun yıllanmış profesyonllerinin yeniden iş başına gelme isteği”, bir de “her dönemin adamıları.” Tünelin sonu hiç de aydınlık görünmüyor.
Neyse, Mahmut Demir Ankara ve İstanbul'dan sonra Bursa'ya da bir çıkarma yaptı.
Hasan Parlaktürk ise basın toplantısında, “Biz uluslararası alanda başarıları yeni zaferlerle taçlandırmak üzere göreve talibiz. Uygulayacağımız projeler için hazır, kararlı ve inançlıyız.” |
| Tecrübe konuşuyor 04 Aralık 2004 Cumartesi
Biliyorsunuz, seçim sath-ı mailine girdiğimizden beri bu köşeye konuk alıyorduk. Bu kez eski başkanlarımızdan sayın Yalçın son konuğumuz. Sizleri değerli hocam ile baş başa bırakıyorum.
NASIL BİR BAŞKAN?
“Her şeyden önce güreş camiasının ve devlet kurumlarının güvenini kazanmış, karekteri ve kişiliği ile, profesyonel yönetim anlayışı ile kendini kanıtlamış biri olmalı. Güreş camiasından bir şeyler kazanmak için değil, önemli hamleler kazandırmak için talip olmalıdır. Kendisine ve ekibine ait hedefleri ve stratejileri olmalıdır. Bunu kamuoyu ile oy vereceklere önceden duyurmalı ve bu konudaki sözünü de ortaya koymalıdır. Güreş sporunun Türk halkı için önemini kavramalı, başta 2008 Pekin olimpiyatlarında başarı hedeflerini yükseltmelidir. Güreş ile uğraşanların karakterini, kişiliğini, bilgisini ve tutarlılığını ön plana almalıdır. Milli Eğitim Bakanlığı ile anlaşarak Türk gençliğinin fiziksel gelişiminde güreşi temel eğitim olarak gerçekleştirilmelidir. Halka güreş yeniden sevdirmelidir. Medya ile ilişkilerini güçlendirmeli, güreşin medyada yeterli olarak yer almasını sağlamalıdır. Sponsorları harekete geçirmeli, olimpiyatlara giderken çok güçlü bir sponsor desteğini de sağlamalıdır.
FILA'da Türkiye'nin gücünü ve etkinliğini arttırmalı, güreş sporunun seyredilebilirliğini sağlayarak kural değişikliği önermelidir. Türkiye'nin güreşteki teknik yeterliliğini garanti edecek antrenör ve teknik kadroların yetiştirilmesine öncelik vermelidir.
Başta Genelkurmay Başkanlığı olmak üzere tüm kuvvet komutanlıkları ile anlaşarak, güreşin temel fiziksel hazırlık sporu olması sağlanmalı, aynı şekilde İçişleri Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü ile anlaşarak güvenlik güçlerinin de fiziksel g üçlülüğünü gerçekleştirmek üzere, güreşi bir temel eğitim konusu yapabilmelidir. Özellikle karakucak ve diğer geleneksel güreş etkinliklerini daha iyi uluslararası düzeyde yapılmasını sağlıyacak tedbirler almalı, Kırkpınar'ı ve diğer geleneksel güreş faaliyetlerini organize ederek güreş sporunun finansman kaynaklarını arttırmalı, lisanslı güreşçi sayısını önümüzdeki 4-8 yıl içersinde yüzbinlere çıkarmalı.
Hakem, doktor, sağlık personelinin örgütlenmesi ülke çapında gerçekleşmelidir. Güreş liglerinin yeni baştan ve çok cazip koşullarla düzenlenmesinin sağlanmalı. Komşu ülkelerle müsabkaların sayısı arttırılmalı, birlikte öğrenme, birlikte gelişme konusunda Türkiye'yi organizatör ülke yapabilmelidir. Türkiye, FILA'nın güreş konusundaki bölgesel merkezi olmalı ve uluslararası toplantıların Türkiye'de yapılmasını sağlamalıdır.
Görüldüğü üzere yukarıda ana başlıklarla bahsettiğim ve her biri birbirinden önemli konular için yeterli profesyonel, başta Ankara olmak üzere Türkiye'nin öngörülen bölge ve illerinde örgütlemeli, bütün bunları yapabilmek için kişisel zamanını sınırsız olarak tahsis edebilmeli ve yönetim kurullarını da bu hedefleri dikkate alarak oluşturmalıdır.Bütün bunlar hazırlanırken bir önceki federasyonun çalışmalarda dikkate alabilmelidir.”
BAŞARILAR USTAOĞLU!
İddialı başkan adaylarından Recai Ustaoğlu da projelerini anlattı. Önemli satır başları var. Temennimiz, hak edenin kazanması ve eğer bu isim sayın Ustaoğlu olursa, bu önemli projelerini bir an önce hayata geçirmesidir.
Herşey Türk güreşi için... |
| Nasıl bir başkan? ... 01 Aralık 2004 Çarşamba
20 Ekim 2004 tarihinden itibaren Güreş Federasyonu başkanlığı ile ilgili 10. yazımız bu... Bir rekor oldu, haberiniz olsun. Daha en az 4 yazı daha çıkacağını da hesaba katarsak varın siz düşünün “GÜREŞİYORUM” un camiadaki etkisini... Genel prensip olarak belli bir çizgide kaldık ve kalmaya devam ediyoruz.
Cuma günleri şayet İstanbul'da isem TMOK Genel Sekreteri Neşe hanıma uğrar, Türk sporu hakkında, güreşi hakkında biraz sohbet eder, oradan TMOK kütüphanesine geçer, biraz kitap okur ve İstanbul'u gezmeye başlarım. Tabii ki güreşle ilgili basın, kulüp, antrenör, hakem, idareci ve camiayı...
Salı günü Eyüp'te 17-18 yaş Okullararası Grekoromen ve Serbest Güreş İl Birinciliği vardı, uğradım, önüme gelene aynı soruyu sordum: Nasıl bir başkan?
Taştan Koçak, Çetin Gülbiten, Fehmi Akyıldız, Aydın Karabacak, Tamer Özçelik, Mahmut Yıldırım, Nurettin Pehlivan, Tülay Karayazı, Hakan Tufan, Beden Eğitimi öğretmenleri, antrenör, güreş adamı ve velilerden gelen cevaplar:
“İyi bir idareci olmalı, güreşe kaynak bulmalı, sponsor yasasından faydalanmalı, kişilik ve protokol olarak saygın seviyeli kültürlü ve paylaşımcı olmalı, işi ehline teslim etmeli, verdiği sözün arkasında durmalı, objektif ve belli gurupların etkisinde olmamalı, yıpranmış insanları ekibine almamalı, güreşi sevmeli, uluslararası alanda kendisini kabul ettirmeli, eski şampiyonları göz ardı etmemeli, MEB Projesi'ni takip etmeli, basını ve televoleleri güreşin içine çekmeli, adam kayırıcı olmamalı, özel işlerini koz olarak kullanmamalı...
Seçimlere 9 gün kaldı ama 2001'deki seçimin heyecanını henüz yakalayamadık. Aynı şekilde basın da fazla üzerinde durmuyor. Seçimlerde federasyon başkanlıkları oy sıralaması kurası çekildi. Güreş 17.sırada ve oy pusulasındaki sıralama şöyle: Bekir Doğan, Hasan Parlaktürk, Recai Ustaoğlu, Mahmut Demir.
Yine söylüyorum; bu 9 gün çok önemli ve hâlâ kararsız oylar var! Ekibi son gün, son dakikaya kadar çalışan ve mücadele eden bu yarışı önde bitirir. Anketler, görüşler önemli ama şimdi yapılan bir anket 10 gün sonra değişebilir. Bu arada delegeler de yavaş yavaş adayları tanımaya başladılar. Güreşin bir günü boş geçirmeye hakkı yoktur. Seçilen başkan geriye dönüp “Bu kadar zaman camiayı tanıdık, şu kadar zaman tecrübelendik” deme hakkı yoktur. Ekibini en kısa zamanda kurarak işe başlamalı.
Bu arada, yarın akşam saat 19.00'da İstanbul Eresin Otel'de Recai Ustaoğlu ‘nun basın toplantısı var.
HAYDİ BELEDİYE!
Dün yine www.gsgm.gov.tr'ye girdim. Federasyonun faaliyetlerine göz attım. Kasım ayı faaaliyet programında aynen şu yazılı idi: “Faaliyet yoktur.”
Rekor bir rakamla 68 takımın katılacağı Yıldızlar Ligi 26 Kasım'da başladı. Kulüp takımlarımız kampta, Şampiyon Kulüpler'e hazırlanıyorlar. Kim, nasıl bu şekilde yazabiliyor?
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Grekoromen Güreş Takımımız bildiğiniz gibi starlardan oluşuyor. 55KG Bayram Özdemir (Avrupa şampiyonu), 84KG Nazmi Avluca (Avrupa ve Dünya şampiyonu), 66KG Şeref Eroğlu (Avrupa, dünya ve olimpiyat şampiyonu) 84 KG kaptan Hamza Yerlikaya (dünya şampiyonu ve olimpiyat 2.si), 96KG Mehmet Özal (Avrupa 3.sü), 84KG Serkan Özden (Akdeniz Oyunları şampiyonu), 120KG Yekta Gül ve 60KG Mücahit Vardal (Gençler dünya şampiyonu), 66KG Şeref Tüfenk (Ordulararası dünya şampiyonu), 74KG Mahmut Altay (teknik direktör), Hakkı Başar ve Hüseyin İldem yer alıyor. Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası'na hazırlanıyorlar. Yarın Ukrayna'ya hareket edecekler. Tabii ki hedefleri 4. Avrupa şampiyonluğu. Dualarımız onlarla.
YENİ BİR DERGİ
Daha önce Türk GüreşVakfı tarafından bir süre “Güreş”, Tantan döneminde yine “Güreş” ve Şansal döneminde “Güreşiyorum”, daha sonra “Kıspet”adlı dergiler çıktı. Şimdi de “Salto” diye yeni bir güreş dergisi çıkıyor, güreş aşığı Altuğ İstanbulluoğlu ve Mustafa Yener çıkaracaklar. Altuğ, Salto için diyor ki: “Salto'da güreşin sorunları, çözümleri ve birleştirici özelliği olacak.” İlk sayısı birkaç gün içinde çıkacak. Bu derginin ayakta durması için sponsor ve reklam gerekiyor. İsteyenler 0532 312 09 01'i arasınlar. Bu sayının konu başlıkları; Gençlik ve Spor Genel Müdürü Mehmet Atalay, Osman Şansal ve bazı spor adamlarıyla söyleşiler, güreş milli takım antrenörü yerli mi yabancı mı olmalı v.s.
“Nasıl Bir Başkan?” köşemiz için konuğumuz Neşe Gündoğan (TMOK Genel Sekreteri): Aday olduğu spor dalının ülkemiz, dünyadaki yeri, sorunları ve çözümleri konusunda bilgi sahibi olmalı, vizyonunu ortaya koymuş olmalı, 2008 ve 2012 olimpiyat oyunları, dünya şampiyonaları ve kıtasal şampiyonalarla ilgili master plan ve performans değerlendirmelerini hazırlamış olmalı, yabancı dili üst seviyede olmalı, Türkiye'de sporun daha ileri gitmesi, yaygınlaşması hususunda projeleri olmalı, antrenör, hakem ve sağlık görevlilerinin sürekli gelişimlerini sağlayan kurslar, seminerler planlamalı, uluslararası federasyonlar ile o dalda ileri gitmiş ülkelerle iyi bir işbirliği içinde çalışma isteği taşımalı...
Görüşmek ümidi ile her şey Türk güreşi için... |
| Geçmiş zaman olur ki... 27 Kasım 2004 Cumartesi
Geçenlerde 2 günlük dahi olsa bir dinleneyim dedim ve CD arşivimden de birkaç tane yanıma alıp Kırklareli-İğneada'ya doğru yola çıktım. Varır varmaz uyudum. Sabah erkenden uyandım ve dayanamadım laptopu açtım, başladım izlemeye. Bir ara 2001 yılında Süpersport TV'de Ercan Taner'in sunduğu “Basın Tribünü” programı gözüm takıldı; güreşin ağır topları katılmıştı ve gerçekten güreş adına seviye ve bilgi açısından mükemmel bir açık oturum olmuştu. Merakla izlemeye başladım ve 3 CD'den oluşan bu görüntülerden önemli saydığım fikir ve görüşleri size aktarmak istedim. İşte o “Basın Tiribünü”:
OSMAN ŞANSAL: Halkımız ve dünya Türk güreşinin bugünkü durumuyla yetinememekte. Güreş kesinlikle cahillerin yaptığı bir spor değildir. Güreşin önündeki tek hedef birlik ve beraberliktir. Güreş camiasının reytingi ters çalışıyor. Medyada güreşi bilen insan sayısı az. Örneğin iki olimpiyat şampiyonu Hamza Yerlikaya basında gündeme ancak skandallarla gelebilir. Futbolda reyting, başarıdan çok sansasyonel haberlerle gündem olmakta. Güreşin popülaritesi olmalı. Camiayı yok saymak, benlik mücadelesi yapmak camiaya zarar verir. Devletten fazla bir şey beklemiyoruz. Güreş Eğitim Merkezleri'ni aktif hale getirsinler yeter. 22 GEM'in 4'ü aktiftir. Çok büyük kulüpler kapandı. Yağlı güreşte radikal tedbirler alınacak. Karakucak disipline edilmeli. Esat Güçhan'a teşekkür ediyorum. 2005 ‘de aday olmayacağım.
HAMZA YERLİKAYA: Bir sporcunun en büyük hayali olimpiyattır. Ben Avrupa, dünya ve olimpiyat şampiyonu oldum. Bir şekilde amacıma ulaştım. Federasyon ve sporcular birlik ve beraberlik içerisinde olduğunda neden büyük başarılar olmasın? Bütün başarılarda Türk halkının manevi emeği vardır. Yeni dönemde yeni federasyonda daha çok çalışacağız. Her şey ülke menfaati için.
NAZMİ AVLUCA: Çok ağır bir spor yapıyoruz. Şu anda başkanımızın da dediği gibi yüksek öğrenim görmüş sporcular bu işi yapıyorlar. Başarıya ulaşmak için işinizi hem iyi yapacak hem de seveceksiniz. Güreşçi bir çok özveride bulunmalı. Değişen kuralları halkımıza aktarabilmeliyiz.
MÜZAHİR SİLLE: Sevip inanmak lazım. Hedefi saptamak gerekiyor. Ailem beni şampiyon görebilmek için elinden geleni yaptı. Vatanıma bir olimpiyat şampiyonluğu hediye ettim. İsteğim Nazmi ve Hamza gibi kültürü yüksek güreşçiler yetişsin. Basının da bu konuda yardımını bekliyoruz.
ZEKERİYA GÜÇLÜ: Serbeste göre grekoromende son yıllarda daha çok şampiyon çıkıyor. Kadro eksiğimiz var. Altyapıdan gelen güreşçiler yok. Sporcu müsabaka zamanı doğal olarak rakibine konsantre olur. Başka şeyler düşünmesi söz konusu değildir. Haksız suçlamalar ile yıpranıyoruz.
ALİ GÜMÜŞ: Dünyada hiç kimse Türk'ten iyi güreş yapamaz. Dünyada sporun patronu halkın oylarıyla seçilen belediyelerdir. Hangi sporcu sivrilirse bir şekilde ceza alıyor.Türkiye'deki siyaset insanların iliklerine kadar işlemiştir. Güreşte “bayrak ve vatan sevgisi” vardır.
MEHMET TÜRKMEN: Harun çok ağır ithamlara maruz kaldı. Uluslararası müsabakalarda bir Rusya ve bir Amerika'nın üzerinde yer almak zevkli olur. Sporda sosyal bütünleşme olmalı.
TAYFUN KARALİ: Önümüze bakmamız gerekiyor.Olimpiyat ruhu çok önemli. İyi ve kötüde birlikte hareket edilmeli. Esat Güçhan, Saadettin Tantan'lar, bu anlayışlar gündeme geldiğinde sistem doğru yürüyor. Tek adam anlayışına sahip olanlarda bu sistem tıkanıyor. Güreşi okullara sokmalıyız. Güreş Türkiye'de maalesef ata sporu değil.
ENDER BÜYÜKERŞEN: FILA bugünkü güreş kurallarını değiştirecek arayış içersine girdi. Örneğin 1992 ve 2000 yıllarında altı tane çok önemli kural değişti. FILA bunu yaparken adaptasyonu hiç düşünmedi. Bağlama yani “salto.” Seyirciyi çoğaltmanın çarelerini bulmamız gerekiyor.
ATA KARATAŞ: İşe kurumsallaşma girmeli. Gençler ve büyükler beraber çalışmalı. 1997 öncesi bunun faydalarını gördük. Grafiklere baktığımızda gerçekleri görmezden gelemeyiz. Yük hep aynı sporcuların üzerinde. Güreş ihtisas klüpleri canlandırılmalı. Yaşlı sporcu yurt dışına götürülmemeli. Kilo düşme engellenmeli. GEM' lere gerçek denetim yapılmalı.
MUSTAFA ERDOĞAN ; Ben bir belediyeciyim. Mevzuatlar belli dönemlerde bize bir takım sıkıntılar yaşattı. Yasal dayanaklara rağmen. Türkiye'de maalesef ben kompleksinden toplumumuz kendisini kurtaramadı. Biz mantığına sahip olsak çok şeyleri aşacağız. Avrupa'da Türkiye'yi 8 branşta biz temsil ediyoruz. İstişare yapıyoruz. Yerel yönetimlerle spor daha ileriye gidecek. İster istemez siyaset bir parçamız oldu. Başkan Şansal'ın şu sözü çok iyi bir söylemdir; “Herşey Türk güreşi için.” Spor bir misyon, sporcu ise bir misyonerdir.
ESAT GÜÇHAN: GEM projesi objektif bir seçmeye dayandığı takdirde geçerli olur. GEM'leri Yalçın İpbüken projelendirdi, biz uygulamaya soktuk. Karakucak projesi ile bağlantılandırdık. Yani iki proje bir arada oldu. Devletin kaynakları nihai değildir. GEM'lerin sayısı en fazla 12 olmalıydı. Devlet büyüklerinden bir iki kişinin aktif olarak güreşe katkıda bulunmaları gerekir. Şu anda şehirleşmeye bağlı olarak GEM taraması artık okullarda olmalı, ödüllü olmalı. Bu burs sistemi olabilir. İlköğretime atacağınız temellerin meyvesini ancak 5 yıl sonra görebileceksiniz.
***
BAŞARILAR MAHMUT DEMİR!
Ve Mahmut Demir, beklenen İstanbul çıkarmasını yaptı. Camianın içinden çok sayıda ünlü şampiyonun yanında, futbol, halter ve diğer spor branşların da seçkin isimleriyle birlikte TSYD'de bir basın toplantısı düzenleyen Demir, projelerini anlattı. Daha önce proje ve hedeflerine bu sütunlarda uzun uzun yer verdiğim Mahmut Demir, ülkemizde güreşin çok ilgi görmemesinin nedenini çağdaş bir tanıtımın gerçekleşmemesinden ve sahiplenilmemesinden kaynaklandığını belirterek, bu spora gönül veren ve uluslar arası şampiyonluklara sahip olan tüm güreşçilerin yeni gelişim planında aktif olarak yer alacağını belirtiyor.
Tam 220 kez milli formayı giymiş olan Mahmut Demir olimpiyat, dünya ve Avrupa şampiyonu...
***
Çarşamba'ya görüşmek üzere, herşey Türk güreşi için...
Seçimlere 13 gün kaldı |
| YAZILARIN DEVAMI İÇİN TIKLAYIN |
|